in

Durmazlar Makina’dan  teknoloji odaklı sanayi hamlesi

Durmazlar Makina’dan  teknoloji odaklı sanayi hamlesi 12


Durmazlar Holding’in temelleri, Ali Durmaz tarafından 1956 yılında Durmazlar Makina’yı kurmasıyla atıldı. Durmazlar bugün Durma markası ve 1500 çalışanıyla üç ayrı tesiste ürettiği makineleri 120 ülkeye ihraç ediyor. Durmazlar Holding bu altyapısıyla Durma’nın Almanya Frankfurt’ta ve Amerika Birleşik Devletleri Michigan’da açılan showroomlarında küresel pazarda rekabet gücünü de yükseltiyor. Makinedeki ağırlığını raylı sistemlere de aktararak dünyada raylı sistemler sektöründe ilk sıralarda yer almayı hedef olarak belirleyen Durmazlar, bu alandaki çalışmalarına Durmaray markasıyla 2009 yılına başladı. 
Türkiye’de makine sektöründe ilk Ar-Ge merkezini kuran firma olan Durmazlar bugün Türkiye’de, yılın en çok yerli patent başvurusu yapan firmaları arasında her yıl ilk 10 içinde yer alıyor. Türkiye’de makine sektörünün lider şirketlerinden olan, sac işleme makineleri üretimi alanında faaliyet gösteren Durmazlar Makina, son teknolojiyle donatılmış geniş üretim parkuru ve toplam 150 bin metrekare kapalı alana sahip tesisleriyle küresel bir üretici konumunda. Durmazlar Makina bugün 120 ülkeye ihracat yapıyor ve üretilen makinelerin yüzde 80’ini ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve Avusturalya gibi gelişmiş sanayi ülkelerine gönderiyor. Güçlü bir Ar-Ge altyapısına da sahip olan şirket, global rekabette teknolojik ürünlerle ayrımını ortaya koyarken, makinedeki ağırlığını raylı sistemlere de aktararak dünyada bu alandaki otorite şirketler arasında yer alarak, yüksek hedefler noktasında emin adımlarla ilerliyor.

AR-GE KALKINMA YARIŞINDA ÖNEMLİ
Durmazlar Makina Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Durmaz, gelinen noktada Türkiye makine sanayinde Ar-Ge harcamalarının ciroya oranının yüzde 0,99 seviyesinde olduğuna işaret etti. Durmaz, “Durmazlar Makina olarak biz, bu oranı yüzde 2,5’e taşıdık. Fakat bu payın gelişmiş ekonomilerde yüzde 3 ve üzerinde olduğunu görüyoruz. Ancak aradaki ayrımı kapatarak, kalkınma yarışında mesafe kat edebilir ve avantaj sağlayabiliriz. Bugün yaşadığımız zor koşullardan çıkmanın en doğru yolu, üretim yapmak ve Ar-Ge’ye daha fazla kaynak ayırmaktır” ifadelerini kullandı. Durmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi” programı hakkında da şu değerlendirmede bulundu: “Katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesini hedefleyen programın, yakın gelecekte ülkemizi yeni ve ileri teknolojilerle tanıştıracağına inanıyorum. Durmazlar Makina olarak biz de yüksek teknolojili lazerlerin üretimi konusunda söz konusu programın içinde yer alıyoruz. Ultra hızlı lazerler ve tek modlu lazer alanında proje desteği almaya hak kazandık. Ülkemiz sanayisi ve geleceği için çok kıymetli bir girişim.”

SEKTÖR KATMA DEĞERİ YÜKSEK ÜRÜNLERE YÖNELME ÇABASINI SÜRDÜRÜYOR
Sektörlerinde 2019’da iç pazar ve dünya genelinde yaşanan daralmanın ardından 2020 yılının aslında iyi başladığını anlatan Hüseyin Durmaz, “İlk aylarda iç piyasada ve dünyada bir hareketlilik yaşanıyordu. Fakat pandemi tüm hesapları altüst etti. 2020 yılının ikinci çeyreğinde pandeminin etkilerini derinden hissettik. Yılın ikinci yarısından itibaren özellikle Avrupa bölgesindeki normalleşme ile birlikte piyasalarda bir iyileşme ve toparlanma olsa da, 2020 yılında sektörümüzün yüzde 20-25 aralığında küçüldüğünü söyleyebiliriz. Yaşanan bu olumsuzluklara rağmen makine sektörü her zaman daha yüksek katma kıymetli ürünlere yönelme çabasını sürdürmektedir” diye konuştu.
Türkiye’de makine sektörünün daha da büyümesi ve gelişimi noktasında bazı konuların çok önemli olduğunun altını çizen Durmaz, şöyle devam etti: “Bunların başında uygulanan vergilerin ara malına değil, nihai ürüne yönelik olması gelmektedir. 
Ayrıca, üretimin her noktasında CE normları ve güvenlik kuralları yüzde 100 uygulanmalı, bu konuda uzman isimler ve eğitimli denetmenlerden oluşan bir topluluk oluşturulmalıdır. Bu durumun eksikliği sektöre zarar vermekte ve yerli üreticilerin gelişimini engellemektedir. Yine ikinci el makine ithalatı da çok önemli konulardan bir tanesi. Buna karşılık, iç pazardaki hareketlilik, sektöre ivme kazandıracak hibe kredilere, KOSGEB desteklerine ve bölgesel teşviklere bağlıdır. Dış pazarların ise pandemi sonrasında fuar organizasyonlarının azalması ile birlikte daha çok dijital pazarlamaya doğru yöneleceğini düşünüyorum. Sektörümüzde nitelikli ve eğitimli iş gücüne olan ihtiyaç en önemli konulardan bir diğeri olarak gündemdeki yerini koruyor. Makine sektörü ihracatının daha fazla yükselmesinin önündeki bir diğer büyük engel de uzun vadeli kredi imkânlarının sağlanamaması, organizasyonların kurulamaması ve prosedürlerin uzun sürmesidir.” 

Hüseyin Durmaz son olarak Türkiye’nin sanayi ve teknoloji stratejisi olarak, 2023 hedeflerini yakalayabilmesi için makine sanayi, kimya sanayi, ilaç, motorlu kara taşıtları, raylı sistemler, yarı iletkenler, elektrik-elektronik, yazılım, savunma ve havacılık endüstrilerinin öncelikli olarak desteklenmesi gereken sektörler olduğunu vurguladı.
 



Kaynak

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Bu içerik hakkında sen ne düşünüyorsun?

Enflasyon Mart ayında yıllık yüzde 16,19 artış gösterdi | EKONOMİ | DW 31

Enflasyon Mart ayında yıllık yüzde 16,19 artış gösterdi | EKONOMİ | DW

Starlite malzemesi 32

Starlite malzemesi