in

Özü bizim olan Anneler Günü’nü nasıl ithal ettik?

Özü bizim olan Anneler Günü'nü nasıl ithal ettik? 13


9 Mayıs 2021 Pazar

Anneler günü, anneleri onurlandıran özel bir gündür. Bu günde annelere çeşitli hediyeler verilir. Türkiye’de her yıl Mayıs ayının ikinci haftasına denk gelen Pazar günü kutlanan anneler günü ayrımlı ülkelerde yılın ayrımlı günlerinde kutlanmaktadır. “Anneler Günü” birçok ülkede sayısız etkinliklere konu olmaktadır. Çok popüler olan bu özel günün tarihine baktığımızda ise bu geleneğin çok eski tarihlere dayandığı ve Türk kültürüne özgü olduğu görülmektedir.

Türk kültürüne özgü Ana Tanrıça inancı, Anadolu kültüründen götürülüp birçok kültürde ayrımlı isimlerle kendilerine maledilmiştir. Örneğin, Yunanistan’da Rhea adı ile bilinen ana tanrıça özellikle Roma dönemi Mısır kültüründe İsis, Efes Artemis’te doğurganlık ve bereketle ilişkilendirilerek İyon Kibelesi adı ile anılan ana tanrıça figürü olarak yayılmıştır.

Anneler Günü geleneği, Yunanlıların bizden aldıkları Anadolu kökenli Ana Tanrıça ritüeline bağlı Kibele figürü Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlamıştır. Oysa, Anadolu kökenli bir ana tanrıça olan Kibele figürünün kökeni Anadolu’da çok eski dönemlere dayanır. Anneliği önemseme, kadına değer verme vb. hususları içinde bulunduran Türk Kültüründeki kadın anaları anımsatan kadınlar günü Batı’dan alınmış gibi gösterilerek kutlamalar yapılmaktadır. Kadına değer verme bizim kültürümüzün özüdür.

Üstelik Orhun yazıtlarında Kül Tigin’i ergin olana kadar koruyan, çocukların, annelerin ve aile ocağının koruyucusu Umay Ana kültünden söz edilir. Türk kültüründe kadın tanrıça ya da kadın ilah olarak bilinen Umay Ana kavramı vardır.

Umay, bir çocuk doğacağı zaman oraya varır ve gök alemindeki Süt Gölü’nden getirdiği bir damlayı çocuğun dudaklarına sürer, böylece üç gün boyunca anne ve çocuğu korur. Çocuğun gülümsemesi, Umay’ın çocukla birlikte olduğu anlamına gelmektedir. Anadolu halkı bu olaya ‘Çocuk meleklerle konuşuyor’ der.

Türk mitolojisindeki karşılığı “kız” anlamındaki Ece olan Umay’ın yeryüzü tanrıçası olduğu sanılmakta, Hakas Türklerince de beyaz saçlı ve narin bir hanım olarak tasvir edilmekte, Yakut Türklerince ise Aysıt adıyla bilinmektedir.

Anadolu’da yapılan kazılar, ana tanrıça figürünün MÖ 6500-7000’lere kadar dayandığını ortaya çıkartmıştır. Analığı, üremeyi, hayatın sürmesini ve bereketi simgeleyen tanrıçanın düzgün vücudu her zaman tasvir konusu olmuştur.

Türk kültüründeki Ana Tanrıça kültünü belgeleyen Spil Dağındaki Hitit Kibele heykeli, Konya’nın Çumra ilçesindeki Çatalhöyük köyünde bulunan Frig mitolojisinin ana tanrıçası Kibele heykeli görüşümüzün somut delilleridir. Frigyalılar devrinde Anadolu’da Kibele baş ilahe (ana tanrıça) olarak kabul görmüştür. Kibele inancı daha sonraki uygarlıkları da büyük ölçüde etkilemiştir. Özellikle Yunan ve Roma mitolojisinde, Frigya dönemindeki bazı tapınma ritüelleri aynı formda devam etmiş, Kibele’nin özellikleri ayrımlı tanrı ve tanrıçalarda yeniden hayat bulmuştur. Bunun en bilinen örneği Yunan mitolojisindeki Artemis olduğu görülmektedir. Artemis Roma mitolojisinde Diana adını almıştır.

Anadolu’da çok sayıda Kybele anıtı vardır. Afyon-Eskişehir civarında yer alan açık hava tapınaklarında iki yanında aslanlı ana tanrıça kabartması bulunur.

İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinde kadınlar dünyaya yeni bir canlı getirmeleri, fiziksel yapıları itibarıyla erkeklerden ayrımlı bir takım özellikler göstermeleri ve fikri olarak hassas bir yapıda olmaları nedeniyle “gizli bilgilere sahip bir varlık” şeklinde değerlendirilmiştir.

Eski Türklerin kadına verdiği önemi, o dönemde başka hiçbir topluluk vermemiştir. Bilge Kağan kitabesinde: “Tanrı Türk milleti yok olmasın diye babam İl-teriş Kağan ile anam İl-bilge Hatun’u yükseltti” ifadesi, Türk kültüründe kadının siyasi ve toplumsal değerinin ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.

Kadın ana kültü olan Umay Ana ve Kibele Friglerde bereket ve çoğalmanın simgesi olmuş, kadına verilen değerden kaynaklanan bu inanış daha sonra Yunanlara geçmiş onlar da Kibeleye bağlı anneler günü olarak değerlendirmişler ve kendi kültürlerine yamamışlardır. Anneler gününü Romalıların ilkbahar festivallerini İsa’nın doğumundan 250 yıl öncesinde ana tanrıça olan Kibele’nin onuruna kutlamaya başlamalarıyla şekillenmiştir.

Türklerin anaerkil bir toplumsal yapıya sahip oldukları Umay Ana miti ve İskitlerin kadın hükümdarı Tomris Han’ın liderlik özellikleriyle ifade edilmektedir. Nitekim M.Ö. 500-600 yılları arasında yaşadığı bilinen ve birçok kaynakta ilk kadın hükümdar olarak ifade edilen Tomris Han, eşinin ölümünden sonra “Pers kralına boyun eğmeyen” cesur bir Türk kadın hükümdarı olarak tarihe geçmiştir.

ABD’de Anna Jarvis’in kaybettiği kendi annesi için 1908 yılında başlattığı anma günü, 1914 yılında Kongre’nin onayıyla Amerika Birleşik Devletleri çapında genişlemiş ve her yıl Mayıs ayının ikinci pazarında kutlanılan “Anneler Günü” birçok ülkeye servis edilmiş ve çeşitli etkinliklere konu olmuştur.

Ülkemizde de Anneler Günü’nün resmî kabulü Türk Kadınlar Birliği’nin girişimleri ile 5 Mayıs 1955 tarihinde Mayıs ayının ikinci pazar günü dünyada olduğu gibi Türkiye’de de ”Anneler Günü” olarak kutlanması kararı verilmiş, o yıl yılın annesi olarak da 93 harbinin meşhur kahramanlarından 98 yaşındaki Erzurumlu Nene Hatun seçilmiştir.

Biz bugünü Türk kültüründe kadına ve anneye verilen önemle ilgili gelenek ve göreneklerimize bağlı ritüellerle zenginleştirip millî değerimize sahip çıksak daha yerinde olur görüşündeyim.

Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun.

 



Kaynak

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Bu içerik hakkında sen ne düşünüyorsun?

102 Points
Upvote Downvote
Menemenspor-Adana Demirspor maçı ne zaman, hangi kanalda, saat kaçta? - Adana Demirspor Haberleri 32

Menemenspor-Adana Demirspor maçı ne zaman, hangi kanalda, saat kaçta? – Adana Demirspor Haberleri

Neden itibar kaybettiler? – - 33

Neden itibar kaybettiler? – –