in ,

Sağlık gerekçesiyle işten ayrılan kıdem tazminatı alabilir mi?

Sağlık gerekçesiyle işten ayrılan kıdem tazminatı alabilir mi? 13


Pandemide merak edilen soru

SAĞLIK GEREKÇESİYLE İŞ AKDİNİ FESHEDEN KIDEM TAZMİNATI ALABİLİR Mİ?

16.07.2007 tarihinden beri kurumsal bir şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Şubat 2018 tarihinde lenfoma teşhisi ile tedavi gördüm. Tedavim başarılı oldu, Aralık 2018 tarihinde tekrar çalışmaya başladım. Bağışıklığımı baskılayan ilaç kullandığım için (ilacı şu anda kullanmıyorum ancak etkileri halen sürüyor olabilirmiş) riskli statüsündeyim. Pandemi başından beri, ilk dönem şirketin kronik hastalar için verdiği izinle, daha sonra Hacettepe Hastanesi Onkoloji Bölümü’nün raporuyla istirahat iznindeyim. Şirketin güvenlik politikası gereği evden çalışmamıza izin verilmiyor. Yakın zamanda istifamı sunmak istiyorum. Merak ettiğim konu ise istifa dilekçemi verirken doktorumun verdiği raporu şirkete sunarak kıdem tazminatımı alabilir miyim? Bu talebimi doğrulayacak bir kanun maddesi var mıdır acaba? (Z.G.)

İş Kanunu’nun 24. maddesinin birinci fıkrasının I bendine göre, “iş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa” veya “İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa” işçi iş akdini feshederek kıdem tazminatını alabilir. Normalde iş akdini fesheden taraf ya çalışma süresine bağlı olarak belli bir süre önce bildirimde bulunur, ya da karşı tarafa ihbar tazminatı öder. Ancak, sağlık gerekçesiyle yapılan fesih dolayısıyla işverene ihbar tazminatı ödemez.

Sağlık gerekçesiyle iş akdini feshedebilmek için sağlık raporu gerekir. Doktorun verdiği rapor sadece pandemi döneminde çalışmanızın sağlığınızı tehlikeye atacağı yönünde ise bu hakkı yalnızca pandemi döneminde kullanabilirsiniz. Rapor, genel olarak çalışmanızın sağlığınızı tehlikeye attığı yönünde ise pandemiden bağımsız olarak rapora dayanarak kıdem tazminatınızı talep ederek iş akdini feshedebilirsiniz. Ayrıca tek doktorun verdiği rapora dayanılarak iş akdi feshedilemez.

Yargıtay içtihatlarına göre, işyerinin özellikleri, işçinin çalışma koşulları, yaptığı işi, yaşı ve hizmet süresi bir bütün halinde dikkate alınıp işçinin çalışmasına engel olabilecek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığının tespiti için tam teşekküllü bir devlet hastanesi, Adli Tıp veya üniversite hastanelerinden heyet raporu alınması gerekir.

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin (Esas No: 2016/29903, Karar No: 2020/2152) kararında, hastalık olgusunun işçiye tek başına haklı fesih imkânı tanımayacağı, kanunda tanımlanan koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından uzman bir bilirkişiden rapor alınarak, yapılan işin işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olup olmadığı belirlenmeden, hastalığının haklı fesih imkânı yaratıp yaratmayacağı değerlendirilmeden kıdem tazminatı talebine karar verilemeyeceği kaydedildi.

Sonuç olarak, sağlık gerekçesiyle iş akdini feshedebilmeniz için, yaptığınız işin sağlığınıza uygun olmadığına dair heyet raporu aldıktan sonra iş akdini feshedebilirsiniz.

İŞÇİ İŞYERİNDE AYRIMCILIK GEREKÇESİYLE İŞ AKDİNİ FESHEDEBİLİR Mİ?

Yaklaşık 35 personelin görevli olduğu işyerinde 1 Ağustos 2020 tarihinden itibaren hiçbir belgeye imza atmadan telefonla bildirilerek zorla ücretsiz izne ayrıldım. Yaklaşık 8 aydır ücretsiz izindeyim. Benimle beraber 4 kişi daha aynı durumda. 35 kişinin bulunduğu bir işyerinde aynı işi yapan başka personel de olmasına rağmen sadece 4 kişiye ücretsiz izin yaptırılması karşısında haklarımız nelerdir? Ayrımcılık tazminatı hakkımız var mıdır? (Ömer K.)

İş Kanunu uyarınca, normalde işveren rızası olmadan işçiyi ücretsiz izne çıkartamaz. Ücretsiz izne zorlanan işçi iş akdini feshedip kıdem tazminatını isteyebilir. Ancak, pandemi dolayısıyla geçici bir maddeyle getirilen işten çıkarma yasağı süresince işverene tek taraflı olarak işçisini ücretsiz izne çıkarma yetkisi verildi. Aynı düzenleme uyarınca işçi, ücretsiz çıkartılmasını haklı fesih sebebi yapamıyor. Bu nedenle, işten çıkarma yasağı süresince işverenin ücretsiz izne çıkarmak için işçiden rıza alması gerekmiyor.

Kanun her ne kadar işverene tek taraflı bir yetki verse de işverenin bu yetkisini İş Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen “eşit davranma ilkesi”ne uygun şekilde kullanması gerekir. Eşit davranma ilkesi iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir sebep olmadıkça ayrımlı davranmama borcunu yükler. Ancak, eşit davranma borcu tüm işçilerin hiçbir ayrımlılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmez, eşit durumdaki işçilerin ayrımlı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaçlar.

Anayasa’nın eşitlik ilkesine ilişkin 10. maddesinin yanı sıra “Ücrette adalet sağlanması” başlıklı 55. maddesi işvereni bağlar. Ücretsiz izne çıkartmanın ücrette adalet ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Ayrımcılık iddiasıyla açacağınız davayı kazanırsanız, kıdem tazminatı ve mahkeme kararıyla dört aya kadar ücret tutarında ayrımcılık tazminatının yanı sıra yoksun bırakıldığınız ücret ayrımını da alabilirsiniz.

İşverenin ayrımcılık yaptığına dair iddiayı ispatlamakla yükümlüsünüz. Ancak, Yargıtay içtihatlarına göre, işçi ihlalin varlığı ihtimalini güçlü biçimde gösteren bir durumu ortaya koyarsa, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü tutuluyor.

Ayrımcılık iddiasını güçlü kanıtlarla ortaya koyabiliyorsanız işverene bu yönde ihtar çekerek iş akdini feshettikten sonra dava açabilirsiniz. Bununla birlikte uzun bir dava sürecine hazır olmalısınız.

ENGELLİLİK GEREKÇESİYLE EMEKLİ OLANLARA NE KADAR EMEKLİ AYLIĞI BAĞLANIR?

2013 yılında böbrek nakli ameliyatı oldum, yüzde 72 engelim bulunmakta. Toplam 3925 prim günüm bulunuyor. Engelli emekliliğinden yararlanabilir miyim? Yararlanabilirsem ne kadar emekli aylığı alabilirim? Emekli aylığını artırmak için ne yapabilirim? (Kenan K.)

Hangi tarihte ve hangi statüde çalıştığınızı belirtmemişsiniz. O nedenle genel bilgi vereceğim. SSK ve BAĞ-KUR’lular ile 1 Ekim 2008’den sonra çalışmaya başlayan 4/c’lilerden, ilk defa sigortalı çalışmaya başlamadan önce yüzde 60 ve daha fazla oranda çalışma gücü kaybı bulunanlar 15 yıl sigortalılık ve 3960 gün ile yaşa bakılmaksızın emekli olabilirler.

Çalışmaya başlamadan önce en az yüzde 60 oranında maluliyeti bulunan 4/a’lılar için prim gün sayısı işe giriş tarihlerine göre değişir.

İşe giriş tarihi 1 Ekim – 31 Aralık 2008 tarihleri arasında olanlar 3700, 2009 yılında olanlar 3800, 2010 yılında olanlar 3900, 1 Ocak 2011’den sonra olanlar ise 3960 güne tabidirler.

Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce veya sonra çalışma gücündeki kayıp oranı yüzde 50-59 arasında olanlar 16 yıl sigorta ve 4320 prim günüyle; yüzde 40-49 arasında olanlar ise 18 yıl sigorta ve 4680 prim günüyle emekli olabilirler. Bunlar için de prim gün sayısı bakımından kademeli geçiş kuralları uygulanıyor. Prim gün sayıları, işe girdikleri tarihe göre belirleniyor.

SSK statüsünde emekli olan engellilerin aylığı, en az 5400 prim günü üzerinden bağlanır. Sizin çalışma süreniz 3925 gün olduğu için emekli aylığınız 5400 gün üzerinden bağlanır. Çalışma süresi daha fazla olanların emekli aylığı ise normal prim günleri üzerinden bağlanır. Emekli aylığını artırabilmek için yüksek ücretle ve 5400 günden daha fazla süreyle çalışmaya devam etmeniz gerekir.

Ayrıca, 1 Ekim 2008 öncesi işe girenlerin engellilik gerekçesiyle emekli olabilmek için vergi indiriminden yararlanıyor olmaları gerekir. Bu nedenle öncelikle işyerinin bağlı olduğu vergi dairesinden vergi indirimi belgesi almalısınız. Vergi indirim belgesi almak için bir işyerinde çalışıyor olmak ve en az yüzde 40 oranında engelli raporu bulunması gerekiyor.

1 Ekim 2008 sonrası işe girmiş olanların vergi indirim belgesi almaları gerekmiyor. Ancak onların da sağlık kurulu raporu almaları isteniyor.

YEDEK SUBAYLIK EMEKLİLİK YAŞINI ÖNE ÇEKER Mİ?

İstanbul’da özel bir sağlık kurumunda çalışıyorum. E – Devlet üzerinden kontrol ettiğimde ilk işe giriş tarihim 01.10.1999 olarak görünüyor. Bu, lise son sınıfta yaptığımız uygulama stajı esnasında işyeri tarafından SGK’ya kayıt ettirildiğimiz tarih. O dönem stajyerler için prim ödemesi yapılmadığından herhangi bir prim ödemesi görünmüyor. Normal ücretli olarak çalışmaya başladığım ilk tarih ise 2003 yılı. Şu an halihazırda 4/a hizmeti olarak 5118 günüm ve 2005-2006 yılları arasında yaptığım yedek subaylık hizmetim esnasında 4/c olarak 337 günüm var.

Askerliğini yedek subay olarak yapanların hizmet başlangıç tarihinin 3 ay öncesinden hesaplanacağına dair bir yazı okumuştum. Bu durumda hizmet başlangıç tarihimin 01.10.1999’dan öncesine çekilmesi şansı var mıdır? (Emre T.)

Yedek subaylıkta geçen sürelerin 4’te 1’i oranındaki fiili hizmet süresi zammı (FHSZ) sigortalılık süresine eklenir. Yıpranma süreleri sigorta başlangıcını, uzun vadeli sigorta kollarına prim yatırılan 2003 yılından geçerli olmak üzere 3 ay öne çeker. 1999 yılında sadece staj sigortanız olduğu için, sigorta başlangıç tarihiniz 1999’dan değil 2003 yılından öne çekilir. 2003 yılındaki sigorta başlangıcınızın 3 ay öne alınması ise emeklilik yaşınızı değiştirmez.

1 Ekim 1999 tarihinde staj değil de uzun vadeli sigorta kollarına tabi çalışmaya başlasaydınız, yedek subaylığınızdan dolayı elde ettiğiniz 3 aylık fiili hizmet süresi zammı sigorta başlangıcınızı 1 Temmuz 1999 tarihine çekerdi. Böylece 60 yaş yerine 57 yaşında emekli olabilirdiniz.



Kaynak

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Bu içerik hakkında sen ne düşünüyorsun?

Her gün için 39 hayat kesmek 34

Her gün için 39 hayat kesmek