içinde

SON DAKİKA: Hidrolojik kuraklık enerjiyi de tehdit ediyor!


Son birkaç haftadır konuştuğumuz neredeyse tek konu kuraklık. Barajlardan su seviyesinin sıfırlandığına dair gelen haberlerle kuraklık, gündemde pandeminin bile önüne geçmiş durumda. Hep İstanbul’u konuşuyoruz, barajların alarm vermesiyle endişeler, ‘İstanbul susuz mu kalacak?’ ekseninde ilerliyor.

Ne var ki sadece İstanbul değil, tüm Türkiye kuraklık tehdidiyle karşı karşıya. Zira yarı kurak iklim kuşağındaki Türkiye’de iki yıl üst üste yağmur yağmaması, yetersiz kar yağışı, tehlike çanlarının çalmasına sebep olabiliyor ki kurak 2. yıla girmiş bulunuyoruz. 2021’in de kurak geçmesi durumunda çok ciddi bir sorunla baş başayız demektir.

Geçen hafta İSKİ Genel Müdürü Raif Mermutlu’yla tasarruf tedbirlerini konuşmuştuk. İSKİ Genel Müdürü, “İstanbul’u susuz bırakmayacağız” demiş ve A, B ve C planlarının hazır olduğunu söylemişti. Önceki gün de Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yıldız’la yaptığım söyleşiyi kaleme almıştım.

Çok uzun yıllardır su politikaları üzerine araştırmalar yapan Dursun Yıldız, İstanbul’u bekleyen asıl tehlikenin susuzluk değil, su kalitesindeki bozulma olduğunu söyleyerek su sorununa farklı bir açıdan yaklaşmıştı. Dursun Yıldız, hazırladığı ‘Kuraklık Raporu’nda İstanbul’a Sakarya Nehri’nden su basılması durumunda Sakarya Nehri’nin 3. Derece (kirli) suyunun İstanbul’a geleceğini ve bunun sorun yaratacağının altını çizmişti.

HES’LERİN ÜRETİMDEKİ PAYI YÜZDE 10’A DÜŞTÜ

Su Politikaları Derneği, karşı karşıya kaldığımız kuraklık tehdidine dair yeni bir rapor hazırladı. ‘Kuraklık ve Hidroenerji Raporu’nda, kuraklığın HES’leri (Hidroelektrik Santralleri) de tehdit ettiğine dikkat çekildi. Hazırlanan raporda, 2020 yılında ülkenin çeşitli bölgelerinden elde edilen nehir akım ölçümlerinde ortalamadan düşük olan değerler yer alıyor. Raporda, kuraklığın 2021 yılına da sarkmasının hidroenerji üretimine ve elektrik enerjisi birim maliyetine etkisi de analiz ediliyor.

Su Politikaları Derneği’nin hazırladığı Kuraklık ve Hidroenerji Raporu’nda şu noktalara dikkat çekiliyor…

• Türkiye yarı kurak bir iklim kuşağındaki bir ülke olarak zaman zaman dönemsel yağışlarda azalma sıcaklıklarda artış şeklinde meteorolojik olaylar yaşıyor. Yaşanan bu sürenin uzunluğuna göre hidrolojik kuraklık ve tarımsal kuraklık tehlikesi ile de karşı karşıya kalabiliyor.

• 2020 yılında ülkemizin belirli bölgelerinde yağışlardaki azalma Hidroelektrik enerjinin toplam içindeki payını bir önceki yıla nazaran yüzde 15 oranında azaltmıştır. Meteoroloji uzmanları ve iklimbilimcilerin 2021 yılının ilk aylarında da yağışların normalin altında gerçekleşme ihtimalinden söz etmeleri de endişeleri arttırmaktadır.

• Yağışlardaki azalmanın etkisi ile kasım ayından itibaren nehir tipi HES’lerin üretimleri ortalama değerlerin altına inmiştir. Ayrıca 2020 Kasım ayında Barajlı HES’lerin üretiminin toplam üretim içindeki payı bir önceki yılın yüzde 16 olan değerinden yüzde 10’a gerilemiştir. Bir diğer deyişle tüketim talebi artmasına rağmen 2020 Kasım ayında barajlı HES’lerde bir önceki yılın Kasım ayına nazaran 1.12 milyar KWh daha az enerji üretilmiştir.

• Ülkemizde toplam elektrik enerjisinin yüzde 72’si hidroenerjinin de yüzde 50’si Serbest Üretim Şirketleri tarafından sağlanmaktadır. Önümüzdeki dönemde yağışların normalin altında seyretmesinin etkisi ile hidroenerji üretiminin payında azalma ihtimali bulunmaktadır. Su yönetiminin olduğu gibi enerji yönetiminin de olası hidrolojik (su bilimi ile ilgili) kuraklığı dikkate alan bir üretim ve enerji temini planlaması yapması faydalı olacaktır.



Kaynak

Küçük yağmur maganda kurşunuyla yaşayacak adana’da 7 yaşındaki yağmur sokakta oyun oynarken, sırtına isabet eden mermi çıkartılamadı husumetli iki aile arasında çıkan kavgada 4 zanlı gözaltına alındı

Yurtta hava durumu