in

Türkiye’nin Cezayir’de artan yatırımları nasıl bir önem taşıyor?

Türkiye’nin Cezayir’de artan yatırımları nasıl bir önem taşıyor? 12


Afrika

URL’yi kısaltın

Türkiye, bir Kuzey Afrika ülkesi olan Cezayir’de önemli yatırım ve işbirliklerine imza atıyor. Peki, Cezayir’in stratejik önemi ne ve iki ülke arasındaki ilişkiler bölgedeki güç dengesini nasıl etkiler? Afrika Araştırmacıları Derneği’nden (AFAM) Hasan Aydın, Cezayir’de artan Türk yatırımlarını Sputnik’e değerlendirdi.

Türkiye-Cezayir ilişkilerinde son dönemde önemli gelişmeler yaşanıyor. Fransız dergisi Le Point’e konuşan Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulmecid Tebbun, herhangi bir siyasi beklenti içine girmeden ülkede yaklaşık 5 milyar dolarlık yatırım yapan Türklerle mükemmel ilişkileri olduğunu belirtti. 

Bu yatırımlar da yeni değil. Cezayir Yatırım Geliştirme Ajansı, 2018’de Türkiye’nin Fransa’yı da geçerek ülkede yabancı yatırımcılar listesinde ilk sıraya yerleştiğini duyurmuştu. 

Öte yandan Tebbun, 5 Mayıs’ta ülkesiyle Türkiye arasında yolcu ve ticari mal taşımacılığı yapılmasını sağlayacak deniz seyrüsefer anlaşmasına onay vermişti. İki ülke arasında yolcu akışını ve ticari hacmi artıracak anlaşma 25 Mayıs 1998 yılında yapılmasına rağmen bugüne kadar Cezayir yönetimi tarafından onaylanmamıştı. Bunca yıl aranın ardından onaylanması da önem taşıyor. 

‘Cezayir, son derece istikrarsız bir coğrafyanın nispeten istikrarlı bir ülkesi’ 

“Amerikan Dış Politikasında Afrika” kitabının yazarı ve AFAM Araştırmacısı Hasan Aydın, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, bölgede Türkiye ve Fransa’nın Cezayir konusundaki rekabetinin Osmanlı dönemine kadar uzandığını söyledi.  

“Cezayir, 1516 yılından itibaren Garp Ocakları’nın ve dolayısıyla Osmanlının bir parçasıydı. 1830 yılına gelindiğinde ise bu ülke Fransızlar tarafından işgal edildi ve böylece Cezayir’deki Osmanlı varlığı sona erdi. Fransız sömürgeciliği dönemi Cezayir için ırkçılık, katliam ve hatta soykırım dönemi olarak nitelendirilebilir” diyen Aydın, şunları kaydetti: 

“Türkiye’nin Cezayir’le olan ilişkileri ekonomik, siyasi ve diplomatik olarak fayda sağlamakta. Nitekim iki ülke arasında 4,5-5 milyar dolara yakın bir ticaret hacmi var. Türk şirketleri Cezayir’de sosyal konut, hastane, baraj, karayolu ve liman inşaatı başta olmak üzere çeşitli yatırım projelerini gerçekleştiriyor. Cumhurbaşkanı Tebbun’un, Cezayir’den hiçbir siyasi talepte bulunmayan Türkiye’nin bu ülkedeki yatırımlarından rahatsız olanları daha fazla yatırım yapmaya çağırması, Türkiye’nin Afrika’daki yatırımlarının herhangi bir siyasi koşula dayanmadığını göstermesi itibariyle önemliydi. Cezayir aslında son derece istikrarsız bir coğrafyanın nispeten istikrarlı bir ülkesi. Bu nedenle Mısır, İsrail, Suriye ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerinde birtakım sorunler yaşayan Türkiye’nin, Cezayir ile ilişkileri geliştirmesi hem bölgedeki hem de Arap dünyasındaki nüfuzunu arttırabilmesi için önemli. Ayrıca Libya ile oldukça uzun bir kara sınırına sahip olan bu ülke,  Libya’da da Türkiye’nin mevcut pozisyonu ile çelişmeyen bir siyaset izlemekte ve aslında teknik olarak Hafter’in karşısında yer almakta. Hepsinden de öte, önemli doğal kaynakları, nüfusu, ekonomik, siyasi ve askeri gücü ile Afrika’nın ve Akdeniz’in etkili ülkelerinden biri olan Cezayir ile ilişkilerin geliştirilmesi, son dönemde gerek Afrika’da gerek Doğu Akdeniz’de önemli roller üstlenen ve iddialı bir dış politika izleyen bir Türkiye için son derece önem arz ediyor.” 

‘Afrika’nın ekonomik, siyasi ve askeri anlamda önde gelen aktörlerinden’ 

Cezayir’in stratejik önemine de değinen Aydın, “Coğrafi konumu itibariyle Cezayir, Afrika’yla Akdeniz’in kesiştiği bir noktada yer alıyor.  Bu ülke, yüzölçümü itibariyle hem Afrika’nın hem de Akdeniz’in en büyük ülkesi” dedi ve şunları ekledi:

 

“Bahsettiğimiz ülke Afrika’nın ekonomik, siyasi ve askeri anlamda önde gelen aktörlerinden biri. Zengin doğalgaz, petrol ve kaya gazı rezervlerine sahip. Aynı zamanda OPEC üyesi de olan Cezayir, dünyanın önemli gaz ve petrol ihracatçılarından. 2019 yılı rakamlarına göre ihracatının yüzde 41’ini petrol, yüzde 32’sini doğalgaz, yüzde 18’ini ise rafine petrol oluşturmakta. Anlaşılacağı üzere, ülkenin milli gelirinin ve bütçesinin ciddi bir kısmı doğal kaynak ticaretinden beslenmekte. Örneğin, Cezayir, Rusya ve Norveç’in ardından Avrupa Birliği’nin en büyük üçüncü gaz tedarikçisi konumunda. Benzer bir şekilde, bu ülke dünya üzerinde de en fazla gaz ihraç eden 10 ülke arasında yer alıyor. Nihai olarak, Cezayir’in dış yatırımlara özel bir önem atfettiği ve çeşitli altyapı projeleri başta olmak üzere birçok ayrımlı alanda dış yatırım çekmeyi arzu ettiğini söyleyebiliriz. Bu da Afrika’daki ekonomik nüfuzunu arttırmak isteyen her ülkenin ilgisini çekecek mahiyette.” 

‘Türkiye’nin Afrika’daki yatırımları ağırlıklı olarak Kuzey Afrika’da’ 

Peki, Türkiye’nin Afrika ve Cezayir’deki artan etkinliği nasıl bir yol izleyecek? Aydın, “Türkiye’nin Afrika’daki yatırımları artmalı. Nitekim gerek Türkiye’nin gerekse bu ülkenin iş yaptığı Afrika ülkelerinin ekonomik durum, ihtiyaç ve beklentileri de bunu gerektiriyor” dedi.  

Aydın, Türkiye’nin Afrika ülkeleri ile ilişkilerine dair şunları söyledi:  

“Türkiye’nin hâlihazırda Afrika ülkeleri ile 25 milyar dolar civarında bir ticaret hacmi söz konusu. Bu hususta, Afrika’da 21. yüzyılda etkisini arttıran hemen her aktör gibi, Türkiye de kendi potansiyeli bağlamında ciddi bir aşama kat etmiş durumda. Hatta son 20-25 yılda Hindistan’ın Afrika’yla olan ticaret hacmini yaklaşık 40 kat, Çin’in ise neredeyse 400 kat arttırdığı düşünüldüğünde, Türkiye-Afrika ilişkilerinde geleceğe yönelik beklentilerin daha da yükseltilebileceği kanaatindeyim.  Öte yandan, Türkiye’nin Afrika’da 8-10 milyar dolar civarında doğrudan dış yatırımından bahsedebilmekteyiz.  Türkiye, 46 Afrika ülkesiyle ‘Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Anlaşması’, 28 Afrika ülkesiyle ise ‘Yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması’ anlaşması imzalamış durumda. Bu kapsamda, Cezayir örneğinden de anlaşılabileceği üzere, Türkiye’nin Afrika’daki yatırımlarının ağırlıklı olarak Kuzey Afrika’da konumlandığını görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu yatırımlarda Cezayir, Fas, Mısır, Libya, Tunus gibi ülkeler ön plana çıkmakta. Diğer taraftan, Senegal, Kongo, Ruanda, Mozambik, Etiyopya, Fildişi Sahili, Etiyopya, Tanzanya ve Gana gibi Sahra’nın altındaki ülkelerde de çeşitli Türk yatırımcıların kayda değer faaliyetleri bulunuyor. Elbette Türkiye’nin Afrika’daki yatırımlarını gelecekte daha fazla arttırabilmesinin yolu, Sahra’nın altında daha fazla yatırım yapabilmesinden geçiyor.”





Kaynak

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Loading…

0

Bu içerik hakkında sen ne düşünüyorsun?

Bu iOS uygulamaları en fazla kişisel veriyi ve en az veri toplayan alternatifleri toplar. 31

Bu iOS uygulamaları en fazla kişisel veriyi ve en az veri toplayan alternatifleri toplar.

Uzay tabanlı iletişim, Quantum Generation:registered:'in ortaklığı Prasaga ile değişecek 32

Uzay tabanlı iletişim, Quantum Generation:registered:’in ortaklığı Prasaga ile değişecek